Yitik Ülke
Edebiyat Dergisi

Tuhaf Bir Çocuk

On yaşındaydı.  Yıllar sonra yaşadıklarını en yakın arkadaşına anlatırken, ?Yanılmıyorsam bir Cumartesi günüydü,? diyecekti. Babası eve, elinden tuttuğu ve kendisinin o güne dek hiç görmediği bir başka çocukla çıkageldi. ?Bundan böyle bizimle yaşayacak,? dedi babası, ilk defa o gün gördüğü bu çelimsiz, dişlek çocuğu mutfak kapısının önünde, tıka basa dolu bir alışveriş poşeti gibi öylece bırakırken. ?Ona Mehmet deyin.? Önceleri yadırgadı Mehmet?i. Evlerinin yakınındaki kurumuş dere yatağında arkadaşlarıyla birlikte top oynamaya giderken bir kez olsun ona haber vermedi. Oysa bilirdi Mehmet?in arkasından baktığını. Yine de bir şey demez, arkadaşlarının bütün ısrarlarına rağmen babasına da hiç soru sormazdı. Tuhaf bir çocuktu Mehmet. Dokuz yaşında olduğunu söylemesine rağmen yaşlı amcalar gibi davranıyordu. Gözlerini kısıp saatlerce pencereden dışarı, o kurşun gibi ağır gökyüzüne bakardı. ?Aslında ben Şeytan?ım,? demişti bir keresinde. ?Dolaşıp durmaktan sıkıldım. Bir süre sizinle yaşayacağım.? Mehmet?in bu dediklerini arkadaşlarına anlatmadı. Onunla deli diye alay edeceklerini düşünüyordu. Mehmet?i kıskandığı için yalan söylediğini sanacak diye bu olaydan babasına da bahsetmedi. Günün birinde, ?Bak,? dedi Mehmet elindeki gazetenin ölüm ilanları sayfasını işaret ederek, ?bıktım işte bunlardan.? Annesini evlerinin önündeki çakıllı yolda Mehmet?in başını okşarken gördüğü gün bardağı taşıran son damla oldu. Artık ne zaman kötü bir şey olsa Mehmet?ten biliyordu. Onu itip kaktı. Kötü davrandı. Sonra bir gün annesi onu kenara çekip, ?Bak oğlum,? dedi. ?Mehmet?in annesi babası öldü, onu evlat edindik. O artık senin kardeşin.? Aynı gün Mehmet?i pencerenin önünde ağlarken gördü. Yanına gidip kurumuş dere yatağına çağırdı. Top oynamaya. ?Hayır,? dedi Mehmet yumruk yaptığı sağ elinin dibiyle göz pınarını ovuştururken. ?Şeytan top oynamaz.? Saatler geçti. Akşama doğru Mehmet dere kenarına geldi. Top oynamaya.
Paylaş:
Tarih: Ağustos

Yorumlar