
Luigi Rus Solo
Niçin geldim buraya? Köklerimi bulmaya değil elbette ama içimdeki yabancıyı görüp de tanımaya mı geldim acaba?
Çocukluğum mavi bir yelkenliydi eskiden, denizlerde köpükler içinde. Soldu sonradan. Siyah beyaz bir fotoğraf sadece, gümüş çerçevesi kırık. Altı yaşımdaymışım, başımda gümüşler harelendiğinde. Ardından kaza ve kimsesizlik. Dantelli kesilen çocukluğum, köşelerinden batıyor içime. Yirmi sekiz yaşımdayım şimdi ve içim dışım dolu, isyanlı köpüklerle.
Niçin geldim tam da buraya? Belleğim köpüklerde mi öldü acaba?
Saklambaç mı oynuyor anılarım? Bir varlarmış, bir yoklarmış. “Saklanmayan ebe,” demedim ki ben daha? Ne olur, çıksanıza! Oğlumun; şampiyonluk maçı var, onu ilk emzirdiğim an yok! Dondurma için yalvarışı var, dudağının kenarına bulaştırarak yemesi yok! Mavi yelkenli kıyıya yanaşmış ve ruhumu çekip almış sanki. Okumaya devam et
1.
Divan şiiri imparatorluğun şiiriyse, geleneksel Japon şiiri de öyledir; ne ki anlamakta güçlük çekebileceğimiz bir garip imparatorluğun, orospudan imparatora dek her kesimden insana şiir yazdırabilen, çay içmeyi bile bir tören havasına yücelten güneş imparatorluğunun(1) yahut ‘göstergeler imparatorluğunun’ şiiri. Dilin ve toplumun yapısı, öğreticilikten kaçınan bu şiiri bir tür incelik gösterisi haline getirmiş; şairler imgeleri, somut ayrıntılar biçiminde ve betimlemeden çok mecazi ilgiler, izleksel karmaşıklık yerine uyum adına kullanarak, haletiruhiyelerinin adeta, sadece, taslaklarını çiziktirmeyi amaçlamışlar(2); belki de bu yolla şiirde duyguyu keşfediyor gibi görünmüşler. Bu yüzden, şairle nesnesi arasındaki uzaklık Japon şiirinde pek azdır: Japon şairi her nesnenin neredeyse içinde soluduğunu duyar ve onu özenle, sevgiyle besler. Kalemi, kâğıdı yanına alıp doğanın yaşadığı değişimi anında ve yerinde saptamak için kırlara şiir gezintilerine(3) çıkan insanların, nesnelere böyle yaklaşmaları şaşırtıcı değil aslında. Japon şairinin bile-isteye içine düştüğü yanılsama da, Avrupalılara uzun süre yabancı gelmiş. Moritake’nin(4) Kelebek şiirindeki yanılsaması bu açıdan çok belirgindir:





